28 Ekim 2013 Pazartesi

Kitap Yorumu - Bakire / Nancy Pickard


Tanıtım

Small Plains Bakiresi kimdi ve nasıl öldü?

Acımasız bir cinayetle değişen hayatlar
Küçük bir kasabadaki sahipsiz bir mezar

On yedi yıldır saklanan korkunç gerçeği öğrenmeye hazır mısınız?


Kansasın kırsal kesimindeki küçük bir kasabanın halkı, genç bir kızın adsız mezarını Small Plains Bakiresi olarak kabul etmiştir on yedi yıl boyunca. Bazı kişilere göre mucizelere ve açıklanamaz iyileşmelere sebep olan bu mezarla ilgili söylentiler de zaman içinde dilden dile yayılmıştır.
Ama karla kaplı arazide bulunan, buz tutmuş çıplak cesede gerçekte ne olmuştur? Ve neden genç Mitch, cesedin bulunmasından bir gün sonra, arkasında çılgına dönmüş sevgilisi Abbyyi ve en iyi arkadaşı Rexi bırakarak kasabadan apar topar ayrılmıştır?
Bu şekilde kasabadan ayrılan Mitch, yıllar sonra Small Plainse geri döndüğünde, unutulmuş sırları ve gerilimi tekrar alevlendirecektir. Mitche karşı hâlâ bir şeyler hissetmekte olan Abby ise onun gidişinin arkasındaki gerçeği açığa çıkarmakta kararlıdır. Şimdi, üç eski dost kendilerinin ve küçük kasabalarının kaderini değiştiren o gecenin getirdiği sonuçlara katlanmak zorundadır.

____________________________________________

Yorumum

Bakire gerilim, polisiye türünde birazda romantizimle harmanlanmış hoş bir kitaptı. Her şey küçük bir kasabada soğuk bir gecede kan içinde donmuş olarak bir kızın bulunmasıyla başlıyor. Kızın cesedine kimsenin sahip çıkmıyor ve isimsiz bir şekilde gömülüyor. Ve kasabadakilerin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmuyor...

Bakire kurgusuyla, işlenişiyle ve özellikle sonuyla beni son derece mutlu eden bir kitaptı. Her ne kadar ben 2 haftada bitirmiş olsamda bu kitap kaynaklı bir şey değildi. Araya bayram girdiği için kitap elimde kaldı. Buna rağmen kitap çok sürükleyiciydi. Özellikle günümüzde geçenleri anlatıp ara sıra 17 yıl öncesine gitmesi benim çok hoşuma gitti. Böyle olduğu için çok daha fazla merak uyandırdı. Okurken o kadar kendinizi kaptırıyorsunzki olaylar su gibi  olup bitiyor. Özellikle kitabın sonuna geldiğinizde ne oldu az önce öyle diyorsunuz. :)
Benim hoşuma giden bir diğer şey ise,  kitapta geçen hemen hemen herkesin gözünden anlatılan birkaç bölüm olmasıydı. Böylelikle olaya bir çok açıdan bakmış oluyorsunuz. Herkesin neler hissettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Tek bir ana karakter odaklı olmaması kitabı daha bir mükemmel yapmış.
Kitap sonlarına kadar sakin geçiyor. Neden hala bir şey olmuyor kitap bitmek üzere dediğiniz anda herşey çözülüyor.
Yazar size kitabın başında bu işte parmağı olanları gösteriyor, ve neler olduğunu çözün bakalım diyor. Bazı olayları her ne kadar tahmin edebiliyor olsanız da bunların ortaya çıkışı hiç te umduğunuz gibi olmuyor. Kim ve neden sorusuna aldığınız cevaplar hiç bir zaman uyumlu olmuyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki yanlış soruyu yanlış kişiye sormuşsunuz. :)

Son olarak kesinlikle tavsiye ettiğimi söylemek istiyorum. Hala okumadıysanız daha fazla beklemeyin bence. :)

Puan





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder