28 Ekim 2013 Pazartesi

ÜKG'den Kitabım geldi!



Ütopik Kızların Günlüğü Blog Turlarının 1. yıl çekilişinde ben de şansımı denemiştim. Hediye edilecek 50 güzel kitap ve katılan bir çok kitap sever vardı. Kazanan şanslı kişilerden biride bendim. Ve kitabım bugün elime ulaştı.

Yabancı Yayınlarından Neredesin Bernadette kitaplığıma güzelce yerleşti. :) 

ÜKG kızlarına çok teşekkürler!


Devam eden çekilişime göz atmak istermisiniz? Tık tık.


Kitap Yorumu - Bakire / Nancy Pickard


Tanıtım

Small Plains Bakiresi kimdi ve nasıl öldü?

Acımasız bir cinayetle değişen hayatlar
Küçük bir kasabadaki sahipsiz bir mezar

On yedi yıldır saklanan korkunç gerçeği öğrenmeye hazır mısınız?


Kansasın kırsal kesimindeki küçük bir kasabanın halkı, genç bir kızın adsız mezarını Small Plains Bakiresi olarak kabul etmiştir on yedi yıl boyunca. Bazı kişilere göre mucizelere ve açıklanamaz iyileşmelere sebep olan bu mezarla ilgili söylentiler de zaman içinde dilden dile yayılmıştır.
Ama karla kaplı arazide bulunan, buz tutmuş çıplak cesede gerçekte ne olmuştur? Ve neden genç Mitch, cesedin bulunmasından bir gün sonra, arkasında çılgına dönmüş sevgilisi Abbyyi ve en iyi arkadaşı Rexi bırakarak kasabadan apar topar ayrılmıştır?
Bu şekilde kasabadan ayrılan Mitch, yıllar sonra Small Plainse geri döndüğünde, unutulmuş sırları ve gerilimi tekrar alevlendirecektir. Mitche karşı hâlâ bir şeyler hissetmekte olan Abby ise onun gidişinin arkasındaki gerçeği açığa çıkarmakta kararlıdır. Şimdi, üç eski dost kendilerinin ve küçük kasabalarının kaderini değiştiren o gecenin getirdiği sonuçlara katlanmak zorundadır.

____________________________________________

Yorumum

Bakire gerilim, polisiye türünde birazda romantizimle harmanlanmış hoş bir kitaptı. Her şey küçük bir kasabada soğuk bir gecede kan içinde donmuş olarak bir kızın bulunmasıyla başlıyor. Kızın cesedine kimsenin sahip çıkmıyor ve isimsiz bir şekilde gömülüyor. Ve kasabadakilerin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmuyor...

Bakire kurgusuyla, işlenişiyle ve özellikle sonuyla beni son derece mutlu eden bir kitaptı. Her ne kadar ben 2 haftada bitirmiş olsamda bu kitap kaynaklı bir şey değildi. Araya bayram girdiği için kitap elimde kaldı. Buna rağmen kitap çok sürükleyiciydi. Özellikle günümüzde geçenleri anlatıp ara sıra 17 yıl öncesine gitmesi benim çok hoşuma gitti. Böyle olduğu için çok daha fazla merak uyandırdı. Okurken o kadar kendinizi kaptırıyorsunzki olaylar su gibi  olup bitiyor. Özellikle kitabın sonuna geldiğinizde ne oldu az önce öyle diyorsunuz. :)
Benim hoşuma giden bir diğer şey ise,  kitapta geçen hemen hemen herkesin gözünden anlatılan birkaç bölüm olmasıydı. Böylelikle olaya bir çok açıdan bakmış oluyorsunuz. Herkesin neler hissettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Tek bir ana karakter odaklı olmaması kitabı daha bir mükemmel yapmış.
Kitap sonlarına kadar sakin geçiyor. Neden hala bir şey olmuyor kitap bitmek üzere dediğiniz anda herşey çözülüyor.
Yazar size kitabın başında bu işte parmağı olanları gösteriyor, ve neler olduğunu çözün bakalım diyor. Bazı olayları her ne kadar tahmin edebiliyor olsanız da bunların ortaya çıkışı hiç te umduğunuz gibi olmuyor. Kim ve neden sorusuna aldığınız cevaplar hiç bir zaman uyumlu olmuyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki yanlış soruyu yanlış kişiye sormuşsunuz. :)

Son olarak kesinlikle tavsiye ettiğimi söylemek istiyorum. Hala okumadıysanız daha fazla beklemeyin bence. :)

Puan





25 Ekim 2013 Cuma

Bu Aralar Ne İzlemekteyim?

Bu aralar kendimi dizilere kaptırmış durumdayım. Önceden çok fazla dizi izlemezdim. Blog dünyasına atıldıktan sonra yorumları övgüleri görünce insan hevesleniyor. :) 
İşte bu aralar sardığım diziler...

2 Broke Girls

Bu dizi yine Bloggerda keşfetiklerimden. Tam olarak kim olduğunu hatırlamıyorum takip ettiğim bir blogta görüp izlemeye başlamıştım. Zaten dizi su gibi geçiyor. Şu an 3. Sezon 6. bölümdeyim. Yeni bölümlerini iple çekiyorum. Biraz argodan rahatsız olmuyorsanız izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. :)


Witches of East End

İşte bu dizi yeni favorim! Cadı kitaplarından sonra cadı dizilerininde tadına bakayım diye başladığım dizi... Zaten daha yeni başlayan bir dizi ama bende inanılmaz bir heyecan uyandırdı. Umarım hep böyle mükemmel devam eder. :) İlk sezonun 3. bölümü var şuan. Devamı için çıldırabileceğiniz bir dizi daha size... :)


Monstar

Hep izlemekte olduğum bir Kore Dizisi oluyor mutlaka. Diğer diziler gibi sarmasa da izlemek hoşuma gidiyor. Monstar 12 bölümlük bir dizi. Şuan 6. bölümdeyim. Yavaş yavaş ilerliyorum bakalım ne zaman bitiririm. :) Gençlik dizilerini seviyorsanız göz atabilirsiniz...

The Vampire Diaries

İlk başladığım dizilerden biri. Vampir Günlükleri'ni izlemeyen yoktur herhalde aramızda. Başlarda çok hızlı ilerlemiş olmama rağmen şuan tam bir salyangoz modundayım. Diğer dizilere olan merakımdan mıdır bilmem azar azar izliyorum. İzleyince heyecanlanıyorum ama sonra geçiyor devamı gelmiyor. Garip bir moddayım. Diziyi çok seviyorum ama bu ara arka planda kaldı benim için. 3. Sezondayım henüz. Azar azar izliyorum bakalım... :)


One Piece

Ve anime olarak One Piece izliyorum şu sıralar. Şu sıralar pek uygun bir kelime olmadı. Şu sıralar değil her daim One Piece izliyorum. Malum güncel bekleme eziyetindeyim. En son 617 yayınlandı. Bir yandan beklerken bir yandan baştan izliyorum. One Piece aşktır! :)



Bu aralar izlediklerim böyle. Başlamak istediğim bir kaç dizi var ama bekletiyorum. Her şeyi sırayla yapmaya özen gösteririm genelde ama dizi işleri biraz karışık. Ne yapalım heyecan işte. :)

Hepinize kocaman öpücükler. :)


İlk Çekilişime Buyurmaz mısınız? [Kapandı]

Uzun zamandır bir çekiliş yapmayı planlıyordum. Geçen gün baktım ki blogumu açalı 9 ay olmuş. Neden bekliyorumki daha fazla değil mi? Pekala o halde çekilişimiz başlasın! :)

İşte hediyelerim...


Dublin Caddesi - Samantha Young
Ara Dünya - Michael Reaves, Neil Gaiman
Ters Yüz - Lauren Dane
Gül Ve Avcı - Asude

Çekilişe Katılmak için Yapmanız Gerekenler

 Katılmak için öncelikle blog takipçim olmanız gerekiyor. Bir de çekilişimi blogunuzda duyurmanızı istiyorum.
(Çekiliş için açılmış olan blogların katılımı kabul edilmeyecektir.)

Ve bunlardan sonra bu gönderimin altına blogumu takip bilgilerinizi, duyuru linkinizi ve size ulaşabilmem için mail adresinizi bırakmayı unutmayın.


Kitaplar çekiliş için alınmıştır, temiz ve daha önce okunmamışlardır.
Katılım sadece yurtiçinde geçerlidir. Gönderim ücreti bana aittir.

Çekiliş 30.11.2013'te sonlanacaktır.

Herkese bol şans!


Bayramın Ardından...

Efendim, güzel bir bayramı daha geride bıraktık. Umarım hepiniz güzel bir hafta geçirmişsinizdir. Benim için gayet iyiydi her şey.
Arefe günü berbat bir nöbetten sonra bayramın ilk gününü uyuyarak geçirdim. Gurbet gerçekten zor anacım... =(

İkinci günü güzel Bursama gitmek için yola çıktım. Yolculukları çok severim. 11 saat yol yorucuydu ama sonuçları çok güzeldi. :) Ailemi, şehrimi çok özlemişim...
E peki ne yaptım 5 gün boyunca Bursada? İşlerimi hallettim, gezdim, özlediğim tüm kitapçıları ve kırtasiye dükkanlarını alt üst ettim. :D 
Aldığım kitapları göstermek istiyorum şimdi size...
Aslında çok daha fazla kitapla çıkabilirdim ama okunacak o kadar fazla kitabım vardı ki evde...


- Mart Menekşeleri şu an ev arkadaşımla nöbette. O yüzden bu mutlu karede yok. :(  -

Zor olsada kendimi frenledim. Ama aklım diğerlerinde kalmadı değil hani...
Amasya'da D&R olmadığı için aylardır kendimi D&R'a gitmek için hazırlamıştım. İlk işim oraya gitmek oldu ama açıkçası biraz hayal kırıklığına uğradım. Önceden hep indirimde kelepirleri olurdu D&R'ın yoksa benmi öyle hatırlıyorum? Hiç bir indirim yoktu açıkcası. Hatta 3 farklı yere gittim her yer aynıydı. Bende sonunda umudu kestim. Elim boş çıkmak istemediğim için Ejderin Aşkı'nı aldım. 
D&R'dan umudu kesince kendimi BKM'ye attım. Bursalı olanlar muhakkak bilir BKM'yi. BKM candır. :)
Hemen hemen her yayınevinden indirimli kitaplar vardı. Çok kararsız kaldım kitaplarımı seçerken. Kıvılcım, Mart Menekşeleri ve Yedi Gün Yedi Gece'yi oradan aldım. Çok ta uygundu bence fiyatlar. :)



  


Bunlarda aldığım diğer şeyler. Özellikle telefon kılıflarımı çok sevdim. Diğer cici şeylerimin çoğu ayraç yapmak için.Keşke bavulum daha büyük olsaymış. :)

Evet işte böyle güzel bir bayram geçirdim. Tabi her gün dışarıda olduğum için pek kitap okuduğum söylenemez. Hala Bakireyi okumaya çalışıyorum. Bir giderken otobüste bir de gelirken otobüste okudum sadece. Evet çok kötüyüm biliyorum. Ama açıkcası akşamları babamla oturmayı tercih ettim. Özlemişim gerçekten. :(


Neyse anacım böyle gitti bitti işte. hepinize mutlu mutlu günler. :)

11 Ekim 2013 Cuma

Kitap Tanıtımı - Karanlığın Ateşi / Elle Jasper


Kara Mürekkep Güncelerinin 3. kitabı Olimpos Yayınlarından çıktı.
Yayınevi diğer 2 kitapta da olduğu gibi orjinal kapağı kullanmış. Serinin kapakları zaten çok hoş.
Serinin 5. kitabı yurtdışında yeni çıktı. Olimpos yayınları 4. kitabı ne zaman çıkarır bilemem. Umarım okurlarını çok bekletmez. :)

Sayfa Sayısı: 312
Çeviren: Ayça Sağlam


Arka Kapak

BİR KEZ ISIRILDI İKİ KEZ UTANGAÇ


Dövme sanatçısı Riley Poenun başı belada! Güçlü bir vampirin ısırığının ardından hayatta kaldıktan sonra, hayal bile edemeyeceği bir biçimde değişmeye başlıyor. Savannahtaki yeni bir vampir saldırısının ardından, Inksomnia dövme salonundaki normal yaşamının ardına artık saklanamıyor. Ve akıl sağlığından şüphe duymaya ve onlarla bir ilgisi olduğundan şüphelenmeye başlıyor.

Vampir sevgilisi Eli Dupre, ondaki değişikliği görür. Rileye eğer tam dönüşüm yaşamak istemiyorsa, ona saldıran vampir tarikatının reisiyle tanışmaları gerektiğini söyler.

Vampir tarikatının Romanyadaki şatosunda, Riley en kötü korkularıyla ve onu yok edecek karanlık güçleriyle yüzleşir. Ve yapmamaya kararlı olduğu tek şeyi yapması gerekmektedir, Elia güvenmek.

Seri Kitapları



    

Kara Mürekkep Günceleri 1 - Cehennem Taşı
 Kara Mürekkep Günceleri 2 - Kana Susamış
 Kara Mürekkep Günceleri  3 - Karanlığın Ateşi 

9 Ekim 2013 Çarşamba

Kitap Yorumu - Vurgun / Lauren Kate



Arka Kapak

Gökyüzü Kanatlarla Kararıyor...
Ve Luce ile Daniel için zaman dolmak üzere...
Luciferın geçmişi silmesine engel olmak adına Düşüşün başladığı yeri bulmak zorundalar. Yalnızca Luce laneti bozabilir, bu yüzden onun seçimi herkesin kaderini belirleyecek.
Peki ya Luce ve aşk uğruna var olan destansı mücadeleyi kim kazanacak?
Dünya çapında fenomen haline gelen düşüş serisinin şaşırtıcı sonuna hazır olun!

Yorumum

Düşüş serisinin son kitabınıda okumuş bulunmaktaydım. Tüm seri boyunca sinirlenmiş, kızmış hatta bazen yazara küfretmiş olsamda bitirmiş olmanın hüznü var içimde. Seriyi çok sevdiğim söylenemez ama yinede bende ayrı bir yeri var. :)

Diğer kitaplara yaptığım yorumları okuduysanız farketmişsinizdir. Her kitabı ayrı ayrı yerden yere vurup sonra hiç ara vermeden diğer kitaba geçiyordum. Bu birazda elimdeyken seri bitsin kurtulayım düşüncesiydi belki bilmiyorum. Ama her kitapta sinirlensemde diğer kitaba merakla başladım. Tabiki bu kitapta da öyle oldu.
Vurgun seri içinde en hızlı okuduğum kitap oldu. Diğer kitapların her biri ayrı ayrı elimde sürünme rekorları kırıyordu. Vurgun beni şaşırtarak 3 günde bitti. :)
Diğer kitaplardan dahamı iyiydi? Belki bir tık öndeydi ama öyle mükemmel değildi. Yine bir çok şeye kızdım, sinirlendim. Ama diğer kitaplardan farkı daha çok heyecan barındırıyordu sanki. Sonunu çok merak ettiğim için bana da öyle gelmiş olabilir tabi, bunu spoiler bölümüdne tartışacağım. :D

Yazımın bundan sonrası seri hakkında spoiler içerir.

___________________________________________

Bir önceki kitap Tutku Lucifer'ın geçmişi silmek için Düşüş'ü başa sarması ile bitmişti. Ve kitabımız böyle başıyor. Luce ile Daniel'ın Düşüş'ü durdurabilmek için sadece 9 günü var. Tabi bir de bozmak zorunda oldukları lanet var...

Luce, Daniel ve diğer melekler Düşüş'ün yerini belirlemek için Kutsal emanetleri bulmak zorunda. Ve onları engellemek için peşlerinde Terazi ler ve Kadimler var. 
Bu Teraziler kitapta aklımı karıştıran bir ton şeyden sadece biri. Aslında adaletin temsilcileri olmaları gereken bu yaratıklar beni sinir etti. Ve onları engellemek için hiç bir mantıklı açıklamaları yok. 

Bir diğer sinirlendiğim konu ise Lucinda'nın melek olması. İlk kitaptan beri çevresindeki herkesin kızdan sakladığı şey buymuş. İnanamıyorum nasılda tahmin edemem? Dermişim... 
Bu kadar bariz bir şeyi Lucinda'nın anlamaması ayrı bir sinir bozucuydu zaten. Kız süper kadın gibi her şeye yetişiyor. Her şeyi çözüyor. Koca bir melek ordusundan daha zeki ama daha kendisinin melek olduğunu anlamıyor. Neyse sakinim. :)

Bunların arasında birde Cam var... Yazar böyle bir çocuğu harcadıya hiç bir şey diyemiyorum. Hele o Luce ile vedalaşması yokmuydu. Öl sen Luce dedim. 
Kitap genel olarak diğerlerine göre daha heycanlı ilerledi. Bu kadar hızlı ilerleyeceğini düşünmemiştim. Gerçekten şaşırdım. Ama son bölümlerde yazar biraz saçmalamış.  Rahatsız olduğum konu kitabın sonunda olan olaylar değildi. Bu olayların aktarılış biçimiydi.  Tanrının vücut bulması, Luce ve Daniel ile atışması falan sinir bozucuydu. Bunu başka bir şekilde iletseymiş keşke yazarımız. Ama bunun dışında final beni tatmin etti. Okuduğum bir çok yorumda sonunun bu şekilde olması pek olumlu karşılanmamış ama bence iyiydi. Çok fazla bir şey beklemediğim için beni üzmedi. 

Çok fazla uzatıp içimdeki tüm kini buraya dökmek istemiyorum. 
Genel olarak konu itibari ile kötü sayılmayacak bir seriydi. Belki daha heyecanlı ve mantıklı şekilde kurgulanabilirdi. Her neyse bu benim fikrim tabiki sevenininde yatsınamayacak kadar çok olduğunu biliyorum. Ağır şekilde eleştirdiysem mazur görün. Benimde yazmış olduğum onlarca seri yok sonuçta. :)

Puan



Serinin Diğer Kitapları

Düşüş (1)
Tutku (3)
Vurgun (4)




4 Ekim 2013 Cuma

Alıntılar - Gelin Koleksiyoncusu / Ted Dekker


Alıntılar




♦ 'Kutsa beni tanrım, işlediğim ve işleyeceğim günahlar için'
-Quinton

____________________________________________


♦ Hayat bir akıl oyunu, diye düşündü. Peki sen içinde ne tür gizemler saklıyorsun hayatım? 
-Brad


____________________________________________



♦ ''Buradaki maymunlar dışarıdakile karşı öyle mi? Ben çitin iki yanında da yer aldım. Ve söylentiyi doğrulamak için buradayım, her içi maymun grubuda birbirinin aynısı. Bazıları biraz daha zeki, diğer bir kısmı pek o kadar zeki değil. Bazılarının saçları koyu renkli, bazılarının kot pantolonları var. Güzellik, bakanın gözündedir. ''
-Brad


____________________________________________



♦ Brad: ''Güvendesin Paradise. Sana yemin ederimki, hayatta olduğum sürece hiç kimsenin senin kılına dokunmasına izin vermeyeceğim.''
Paradise, ama beni benden kurtaramazsın , diye düşündü. Benim sorunum bizzat benim.


____________________________________________


♦ Paradise,'' Düşünüyordumda... Bu güne kadar onu seven biri hiç oldumu acaba?''
Brad, '' Ben onun ihtiyaç duyduğu sevgi türünü biliyorum.'' dedi. ''Bu çok güçlü bir jeneratöre bağlanan bir sandalyede veriliyor.''


____________________________________________


Kitap Yorumu - Gelin Koleksiyoncusu / Ted Dekker


Kitap Yorumu - Güzel Şeytan / Kelly Keaton

Tanıtım

VAZGEÇİLMEZ BİR GÜÇ. KAZANILMASI GEREKEN BİR SAVAŞ.
Karanlıgın Kızının sonundaki korkunç mezarlık savaşından sonra Ari ve arkadasları neyle karsı karsıya olduklarının farkındalar. Arinin basında Medusa laneti var ve bir gün dönüsecegi seykabuslarına giriyor. Daha da kötüsü, tanrıça Athena küçük Violetıkaçırdı ve simdi Ariyi yok etmekle tehdit ediyor. Ari, gözlerini ayıramadıgı Sebastian ile birlikte Athena hakkındaögrenebilecegi kadar çok sey ögrenmenin ve Violetı kurtarmanınpesinde. Fakat iyilikle kötülügün savası düsündügünden çok dahabüyük çapta. Bugüne dek hayal bile edemedigi kadar dehsetengizbir dünyaya çekiliyor yavas yavas. Karanlıgın Kızı ikinci kitapla devam ediyor. Bir kez daha mitoloji ve kötülük, bugünkünden çok farklı birNew Orleansta kol gezmeye devam ediyor.

______________________________________

Yorumum

Güzel Şeytan bitti. Bitti ama ben pek yazacak bir şey bulamıyorum. Orta halli bir kitaptı benim için. İlk kitap Karanlığın Kızı beklentimin altında bir kitap olmuştu. Belki birazda bu yüzden Güzel Şeytandan büyük bir şeyler beklememiştim. Açıkçası başta haklı olduğumu zannettim. Ama sonlara doğru beni çok şaşırttı. Olaylar karışıp daha heyecanlı bir hale geldi. Kitabı bitirdiğimde ise halimden gayet memnundum. Evet hoştu iyiydi ve kesinlikle Karanlığın Kızından daha güzeldi. 

Özellikle Yunan mitlerini seviyorsanız okumanız gereken bir seri olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar bir şeyler eksik gibi gelsede kurgu itibari ile sizi meraklandıran bir kitaptı. Özellikle ilk kitaba göre daha tatmin edici, ilgi çekici, gizemli  bir şekilde bitti. Bende büyük bir etki bırakmasa da serinin son kitabını merak ediyorum. 
İlk kitabı geçen sene okuduğum için çoğu şeyi unuttuğumu farkettim. Hatta bazen Karanlığın Kızını açıp bazı olayları hatırlattım kendime. Belki bu yüzden eksik bir şey varmış gibi hissediyorum, bilmiyorum.

Yazımın bundan sonrası spoiler içerebilir.

Başlarda haklıymışım ilk kitap gibi olacak sevmeyeceğim desemde sonlara doğru beni yanılttı. Başlardaki  sizi boğan detaylar, monoton sıkıcı okul, ders falan falan.. kitabın ortasında kayboldu ve kitabın ihtiyacı olan heyecan az da olsa geldi. Ve sanırım oradan sonra sevmeye başladım.
Ari'nin lanetini ortadan kaldırmak ve Athena ile yüzleşmek için kendini geliştirme çabaları hoştu ama malesef boştu. Çünkü hiç bir işe yaramadı bence. Daha doğru düzgün hiç bir şey öğrenemeden kendini Zeus'un tapınağında buldu. Madem kendini geliştiremeden oraya dalıcaktı neden kitabın yarısına kadar kütüphane, okul ıvır zıvırıyla uğraştı? Direk kitabın başında girseymiş tapınağa.
Sanırım fazla heyecan arıyorum ama sıkıldım gerçekten. Tamam lanetiyle ilgili çok şey öğrendi. Yararı oldu Kütüphanenin ama bu kısım çok uzun tutuldu. Ve Athena ile karşılaşması, savaş, kendine gelmesi falan aceleyle yazılmış gibi kısacık oldu. Ağırlık savaş kısmına verilseydi daha güzel olabilirdi.

Rahatsız olduğum başka bir konuda şu. Kitapta çok fazla tür var. Mesela bir vampirin bile sisdoğdu, gündoğdu, ve bir kaç değişik türü daha var. ( Tam hatırlamıyorum yanlış olmasın. ) Ama kitapta bunların hiçbiri doğru düzgün açıklanmamıştı. Ne yaparlar ne ederler ne yerler(!). Sebastian sisdoğduya dönüşene kadar kan içmediğini bile bu kitapta öğrendim mesela. Diğerleri ne içiyor o zaman? Kan içmiyorsa nasıl vampir? Ve birsürü beynimi kurcalayan soru. Araya sıkıştıraydın be yazarcım. İyi olacaktı hani. 

Daha fazla saçmalamadan bitirmek istiyorum :D Çok iyi şeyler beklemediğim için beni şaşırtan bir kitap oldu. Ne kadar şaşırtsada çok çok iyi değildi. Heyecan eksikti. Beynimi kurcalayan çok fazla soru bıraktı geriye. Neyse umarım son kitapta sorularıma cevap bulurum. :)

Puan


2 Ekim 2013 Çarşamba

Kitap Tanıtımı - Cennet / Alexandra Adornetto


Alexandra Adornetto'nun Hale ( Serinin tam adını bilmiyorum ) serisinin son kitabı Cennet çıktı. Kapaklarını özellikle çok beğendiğim bu seri okunacak listemdeydi. Son kitapta çıktığına göre beklememem lazım daha fazla değil mi? :)




Arka Kapak

Cennetten bir melek eksildi

Bethany ve ölümlü sevgilisi Xavier, ilişkileriyle Cennetin sınırlarını yeterince zorlamıştır. Bu kez de aşklarını bir sonraki aşamaya taşımaya karar verirler; evliliğe.

Artık aralarına hiçbir şeyin giremeyeceğini düşünürlerken şimdiye kadarki en zorlu mücadelelerini vereceklerdir. Bu sefer karşılarında, evrenin dengesini korumakla görevli melekler vardır. Görevlerini yerine getirene dek durmayan bu askerler, asi melek Bethi yakalayıp evine göndermeye kararlıdır. Beth ve Xavier karşılarına çıkan tüm bu zorlukların üstesinden gelebilirse Cennete ve dünyaya sevgiden daha güçlü bir şey olmadığını kanıtlayacaktır.

Sırlar, sürgün ve beklenmedik müttefikler bu etkileyici aşköyküsünün finaline heyecan katıyor...

Xavier masanın üzerinden uzanıp elimi tuttu.

En büyük farkın ne olduğunu bilmek ister misin? diye sorunca başımı kaldırdım. Senin sayende Cennetin gücünü gördüm; meleklerin neler yapabildiğini biliyorum. Senin sayende, bir Cennet olduğunu ve bir gün birlikte oraya ulaşacağımızı biliyorum.

Xavierın enerjisi, etrafındaki her şeye süzülüyordu ve onunlayken mutsuz olmak imkânsızdı. Bazen tadını bile alabildiğimi hissederdim. Güneş tadındaydı. Aşk tadında.

Ne İzliyorum? / One Piece Neden Günceldeyim Neden!?


Şubattan beri One Piece izliyorum ve bu hafta güncellere yetiştim ve bu kadar hızlı izlediğime bin pişman oldum. Güncel olmak hiç iyi değilmişki arkadaş! 3 gündür hayatımda bir boşluk bir eksiklik.... 
Ben ki sabaha kadar 20 bölüm izleyen bir insan bir hafta 1 bölüm için nasıl beklesin?!  İntihar etme aşamasındayım. :(


Normalde anime izleme gibi bir alışkanlığım yoktu. Hatta bu ilk ve tek izlediğim animem diyebilirim. Olurda One Piece'i ihmal ederim diye başka da izlemem heralde. 
Geçen Şubat okuoku.com da kitaplara bakarken One Piece'in mangasını görmüştüm. Tanıtımındaki ' Dünyada şimdiye kadar Harry Potter serisinden sonra en çok satan (manga olmasına rağmen) kitap ' cümlesi ilgimi çekmişti. Hatta ''hadi canım, yok artık'' demiştim ilk okuduğumda. Mangasının ilk sayısını almayı düşündüm önce. Biraz araştırdığımda Türkiye'de çıkan mangası animeden çok gerisinde olduğunu öğrendim. Biraz animeyi izler beğenirsem alırım diye düşünmüştüm. Bir başladım ve soluksuz 614 bölümü arkamda bıraktım. 
Gerçekten bu yıl keşfettiğim en önemli şey benim için. One Piece.
Başlarda çocukça gelmişti. Bu kadar bölümü millet nasıl izliyor demiştim. Devam ettikçe o kadar bağlandımki. Şimdi düşündümde hangi kafayla çocukça olduğunu düşünmüşüm acaba? :D


Karakterlerin her birini o kadar çok seviyorum ki. İzlerken içine girip onlardan olmak istiyorum. Onlarla gülmek, onlarla ağlamak istiyorum. Sanırım bağımlılığın nasıl bir şey olduğunu şimdi çok iyi anlıyorum. :D

Biraz Tanıtım yapacak olursam; . One Piece, şeytan meyvesi yiyerek doğaüstü güçler kazanmış, Monkey D. Luffy adında, 17 yaşındaki bir gencin ve zaman içinde toplayıp Tayfasına kattığı korsanlardan oluşan Hasır Şapka Korsanları'nın maceralarını içeriyor.. Luffy'nin en büyük arzusu dünyanın en büyük hazinesi One Piece'i ele geçirmek ve sonunda Korsanlar Kralı olabilmektir.

____________________________________________




One Piece bana  pek çok şey katan bir anime. Artık hayatımın değişmez bir parçası olmuş durumda. Geride bıraktığım 614 bölümde pek çok şey kazandım. Pek çok ders aldım. Nasıl olur demeyin, kendime ciddi anlamda dersler çıkarttım. 
Şimdi her hafta yeni bölüm beklemek zorundayım ama bu tatlı bir bekleyiş. Belki baştan tekrar başlarım. Zaten One Piece'ın bitmesine daha çok var. :) Yapılacak çok fazla şey, gerçekleşecek çok fazla hayal, gidilecek çok fazla ada, çözülecek çok fazla gizem var. :D
Mutluyum iyiki One Piece ile tanışmışım.!

Çok hoşuma giden bir kaç video paylaşmak istiyorum sizinle...


















Eylül Ayında Okuduklarım


Ah Eylül... Sanırım yılın en çok bu zamanını seviyorum. Ne güzel bir şeysin sen sonbaharrrr. :)



Bakalım bu güzel ayda neler okumuşum? 



______________________________


Opal - Jennifer L. Armentrout

Opal bu ayki 2 favorimden biriydi. Her zaman olduğu gibi muhteşemdi! Artık övmeye gerek duymuyorum. Herkes zaten ne olduğunu biliyor. :) 
Jennifer yine bizi ağzımız açık bir şekilde elimizde kitapla öylece bırakıverdi. Origin için çıldırıracak durumdayım. :)

Detaylı yorumum için tık.

______________________________





Gelin Koleksiyoncusu - Ted Dekker

Gelin Koleksiyoncusu benim için ufak bir değişiklik oldu. Her zaman okuduklarımdan farklı bir tür denedim. Nasıl mı oldu? İyi oldu hoş oldu. :) Ted Dekker okumaya devam edeceğim sanırım. Gerçekten hoş bir deneyimdi.

Detaylı yorumum için tık.

______________________________



Cadı - Yasmine Galenorn

Uzun zamandır başlamak istediğim ve beklettiğim bir seriydi. Bolca fantastik tür içeren bir kitaptı. Beklentim çok yüksek olmadığı için beni hayal kırıklığına da uğratmadı. Orta derecede bir kitaptı benim için. Seriye devam edceğim. Ne kadar çok ısınamasamda merak ediyorum. :)

Detaylı yorumum için tık.

______________________________



Koruyucu - Cynthia Hand

Evett. İşte diğer favorim bu şeker şey. Çok ama çok sevdim. Serinin diğer kitabını almak için sabırsızlanıyorum. Beni gülümseten sıcacık saran pamuk kitabım. :)

Detaylı yorumum için tık.

______________________________



Güzel Şeytan - Kelly Keaton

Serinin ilk kitabı Karanlığın Kızı'nı okumamın üzerinden neredeyse bir yıl geçmiş ve ben Güzel Şeytanı bir hayli beklettim. İlk kitabı çok sevmesemde devamını sırf merakımdan almıştım. Okurken ilk kitaptaki çoğu şeyi unuttuğumu farkettim. Keşke belketmeseydim dedi defalarca. Orta halli bir kitaptı benim için. 


______________________________


Evet bu ay okuduklarım bu kadar. Pek verimli bir ay değildi benim için bir kaç kitap daha okumayı planlıyordum, olmadı.
Farkettimki favorilerim hep Dex'ten çıkıyor. Biliyorum canıma kastın var Dex!
Önümüzde bayram var ve Bursaya, evime gideceğim. Bu tatiller bana yarıyor ve gidip gelirken otobüste okumak çok hoşuma gidiyor. Evde de tüm gün  kendimi kitaplara veriyorum. 

Güzel bir ay geçirmeniz dileğle!