27 Eylül 2013 Cuma

Kitap Yorumu - Koruyucu / Cynthia Hand

Çevirmen: Berna Kılınçer
Yayınevi: DEX

Arka Kapak  

Clara Gardner yarı melek olduğunu yeni öğrendi.
Damarlarında melek kanının akıyor olması onu insanlardan daha zeki, daha güçlü ve daha hızlı kılmakla kalmıyor, ona verilen bir görevle, bu dünyaya gönderilmesinin bir amacı olduğu anlamına da geliyor.
Ancak sorun şu ki bu görevin ne olduğunu kimse bilmiyor, öğrenmek de kolay değil.
Hayallerinde gördüğü bir orman yangını ve bir yabancı, onu yeni bir kasabaya, yeni bir okula götürüyor. Hayallerindeki çocuğu, Christianı gördüğü anda her şey hem bir anlam kazanıyor hem de bütün anlamını kaybediyor. Çünkü ortada, Claranın melek olmayan tarafını cezbeden bir başka erkek daha var: Tucker.
Clara, hiç bilmediği bu dünyada yolunu bulmaya çalışırken birden ortaya çıkan tehlikelerle yüzleşmek ve hiç istemediği seçimler yapmak zorunda kalıyor. Dürüstlük mü, ihanet mi? Aşk mı, görev mi? İyi mi, kötü mü?
Hayallerindeki yangın nihayet dindiğinde Clara kaderiyle yüzleşmeye hazır olacak mı?
Cynthia Handin yeni serisinin ilk kitabı olan Koruyucu, bir koruyucu melek olan Claranın, kurallara uymakla kalbinin sesini dinlemek arasında kalışını anlatan, bir aşk ve kader hikayesi.

_________________________________________________________

Yorum

Pamuk gibi bir kitabı bitirdim. Elimden bırakmak istemememe rağmen bitti gitti. Pamuk gibi diyorum çünki öyle. :D 2 gündür etrafımdaki herkese gösterip pamuk pamuk diyorum deli gibi. :D Neden öyle diyorum bilmiyorum. Ama kitap bana tıpki pamuk gibi yumuşak pamuk şeker gibi tatlı geldi. >.< 
Koruyucuyu 10 Eylül 2012 de almışım ve şimdi okudum. Aklımdan zorummu var benim? Neden bu pamuk gibi kitabı 1 yıl bekletmişim?



Asın Beni.


Neyse ciddi ciddi yorumuma geçiyorum. :)

Kitabı okumayanlar için spoiler bulunabilir.

Koruyucu son zamanlarda bolca aşina olduğumuz meleklerle ilgili. Detaya girmeden bahsedersem kızımız Clara bir Nefilim. Yani melek kanına sahip. Bir yarı meleğin kızı yani çeyrek melek gibi bir şey. Tam adıyla Quartarius. Ve bu meleklerin dünyada bulunmalarının birer amacı var. Her meleğin gerçekleştireceği bir görevi var. Clara görevi ile ilgili vizyonları görmeye başlamasıyla başlıyor kitap. Tek gördüğü şey alevler ve bir oğlan. Gördüğü vizyondaki yeri öğreniyor ve apar topar oraya taşınıyorlar. Jackson Hole'e..

Clara'nın vizyonda gördüğü çocuğu bulması uzun sürmüyor. Christian.. Yakışıklı Christian.. :D
Ve bundan sonra olaylar çok hızlı ilerliyor. Clara vizyonlarında Christian'ı o yangından kurtarması gerektiğini düşünüyor. Ve kendini geliştirmeye ve yangını beklemeye başlıyor. Tabi bu arada Christianla yakınlaşmaya çalışıyor. Bu kolay değil çünkü Christian okulun gözde(!) çocuklarından. 

Ve bir de Tucker var tabi. Ölünesi Tucker! :D 
Clara ile olan atışmaları beni yerlere yatırdı. Bir karakter gerçekten bu kadar samimi olabilir. :)
Kitabın ortasına kadar Clara gör şu çocuğu dedim. Saçımı başımı yoldum ve istediğimi elde ettim :D Tuckerla olan ani yakınlaşma beni şaşırttı. Evet Tucker'la olmasını istiyordum ama olmaz zannediyordum. Ama oldu. :) 
Sanırım Clara'yı ben çok sevdim. Çünkü çoğu karakter gibi iki oğlanı birlikte idare etmek gibi bir şey yapmadı. Gözüme girdi. 
Her ne kadar gördüğü vizyon ona illede Christian'la ol desede o dinlemedi. İyimi yaptı kötümü bilmiyorum. Bunu diğer kitapta görücez. :)

Kitapta özellikle hoşuma giden Claranın espri anlayışı yada yazarınmı demeliyim. Kadın sizi güldürüyor. :)

Kitapla ilgili tek olumsuz düşüncem ise bazı şeylerin tahmin edilebilir olmasıydı. Angela dan bahsettiği ilk cümleden ne olduğunu anladım mesela. Ama bu pek sorun yaratmadı.. Gerçekten kitapta bazı şeyleri tahmin edebilmeme rağmen yinede olanlar beni şaşırttı. Güzel bir çelişki. :)

Son olarak kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitaptı. Çok sıradışı bir konusu olmasada pamuk gibiydi. :) Başladığınızda akıp giden bir çırpıda biten yüzünüzü gülümseten türden bir şeydi. :) Gerçekten çok eğlendim okurken. 

Puan













2 yorum:

  1. Bende çok beğeniyorum. Serinin 3. kitabı elimde ama bitmesin hemen diye okumuyorum :D Bir an önce al 2.sini de o zaman daha çok ekşın var hahhaha :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kere beklettim çok pişmanım bir daha tövbe. Bekletmem :D

      Sil