2 Aralık 2013 Pazartesi

Çekilişim Sonuçlandı!


İlk çekilişimin sona erdi bugün. Katılan herkese çok teşekkür ederim. Beni ayrı ayrı çok mutlu ettiniz.


Bu değerli kişilerin arasından kazanan Sanat Nehri blogunun sahibi oldu. Tebrikler!
2 gün içinde mailime cevap gelmezse çekilişimi tekrarlayacağım.
Hepinize mutlu günler!


19 Kasım 2013 Salı

Kitap Yorumu - Ara Dünya / Neil Gaiman, Michael Reaves

Arka Kapak

Joey Harker bir kahraman değil. O aslında kendi evinde kaybolan sıradan biri. Bir gün kaybolduğunda kendi dünyasını geride bırakıp bambaşka bir boyuta adım atıyor. Şimdi bir savaş vermek zorunda. Hem de sadece bu dünyayı değil, olası bütün dünyaları kurtarmak için verilen bir savaş....

Yorumum

Ara Dünya kendi evinde bile kaybolabilen Joey adlı bir çocuğun sadece bir dünyada yürümek için değil diğer dünyalar arasında yürüyebilmek için yaratıldığı için farketmesiyle başlıyor. Aslında farketmesi değil farkettirilmesiyle başlıyor diyelim. Joey bir gün yine kaybolup kendini farklı düzlemler arasındaki çok boyutlu bir boşlukta buluyor. Ve orada karşılaştığı maske takan ve bir yerlerden kendisine tanıdık gelen bir adam onu kurtarıyor. Joey'e aslında bir yürüyüşçü olduğunu ve kapılardan geçerek peşine taktığı düşmanları anlatıyor. Joey'i yanında eğitim gördüğü üsse götürmesi gerektiğini anlatıyor. Burada biraz olaylar karışıyor ve Joey üsse gittiğinde pek hoş karşılanmıyor. Tam olarak nedenlerini anlatmak istemiyorum. Ve böylece Joey ailesini ve kendi dünyasını geride bırakıp kendini bir savaşın orta yerinde buluyor. Ama yürüyüşçü olmak o kadar kolay bir şey değildir ve Joey'in bu dünyaya uyum sağlaması gerekmektedir. 
Kitap sizin hayal gücünüzü sonuna kadar zorlayacak türden. Ama içinde metafizik, farklı dünyalar ve uzay'ın geçtiği türden kitapları seviyorsanız tam size göre!
Kitap 200 sayfa olduğu içinmi yoksa su gibi geçtiği içinmi bilmiyorum bir kaç saatte hemen bitti. Okuduğunuz türlerde değişiklik yapmak içinde bu kitap tam size göre. Hala okumadıysanız bir tadına bakabilirsiniz. :)

Puan




Ara Dünyanın da içinde yer aldığı 4 kitap hediye ettiğim çekilişime hala katılmadıysanız sizi buradan alayım... Tık tık.

Kitap Yorumu - Köken / Jennifer L. Armentrout


Arka Kapak

Weather Dağında işler çığırından çıktı, Kat yakalandı.
Artık onu bulmak için yaşıyorum.
Yoluma çıkan olursa.. yok ederim.
Onu kurtarmak için bütün dünyayı... yakarım.
Uzaylı ırkımı yeryüzüne... seveseve salarım.

***

Biliyorum, buradan kaçmamın ve Daemonı görmemin tek yolu, asimile olmuş gibi görünmek.
Kafam çok karışık, kime güveneceğimi, kötü adamların kimler olduğunu bilmiyorum.
Daedalus mu?
İnsanlar mı?
Yoksa Luxenler mi?

***
Daemon ve Katy hangi tarafta yer alacak; birlikte mi yoksa karşı karşıya mı savaşacaklar?

Yorumum

Sevgili yazarımız yine Lux hayranlarına eziyet etmeye devam ediyor. Her kitap nasıl olurda çok daha iyiye gider? Evet anladığınız gibi Köken'e bayıldım! 
Opal'in sonu şok edici bir şekilde bitmiş, hepimizin ağzını açıkta bırakmıştı. Aslında yazarımız bizi Kökende olacak olaylara, şoklara hazırlamış bir nevi. Artık şaşırmaya alıştım desemde yok gittikçe daha bir uç noktaya gidiyoruz. Korkuyorum :D
Spoiler vermeden biraz bahsedecek olursam, Köken diğer 3 kitaba göre daha hareketliydi. Ve diğer kitaplardan farklı olarak Katy'nin yanında Daemon'ın bakış açısıyla da yazılmıştı. Tabi biz Daemon severlerin en sevdiği noktalardan biri de buydu muhakkak. Yazar kasten yapıyor. :D
Kitap su gibi dediğimiz tabir varya he işte ona bin basacak bir şekilde ilerliyor. Hala okumadıysanız bol heyecan bol macera bol gözyaşı ve en çokta şoklara hazırlayın kendinizi!

Buradan sonrası spoiler içerir.

Spoilersiz yorum yazamıyorum arkadaş. İçimdekileri dökmem lazım. :D 
Malum kızımız kaçırılmış oğlanımızda küplere binmiş bir şekilde başlıyor kitap. Daemon Katy'i kurtarabilmek için kendini Daidalos'a yakalatıyor. Daidalos Katy üzerinde yaptığı deneylerin boyutu bundan sonra değişiyor. Daemon'ın insanları iyileştirmesi için Katy'i kullanıyorlar. 51. bölgeden çıkma ihtimalleri yok gibi bir şey. Ta ki yeni çocuğumuz Archer'ın Luc'un yandaşı olduğunu öğrenene kadar. Ve Daidalos'un planları hiçte iyiye gitmiyor. En büyük deneyleri Kökenleri zaptedemiyorlar. Bizimkiler Kökenleride kullanarak karışıklık çıkarıp üsten kaçıyorlar. Ama Daidalos peşlerindeyken pek kaçabilecekleri bir yer yok. Ve kaçalım derken kurdukları plan başlarına sarılıyor. Ölümler oluyor. Uzaylı kimlikleri ifşa oluyor. Ve kitabın sonunda - ah bu sonlar - Daidalos'un söylediği her şeyin yalan olmadığı, bazılarının gerçek olduğu ortaya çıkıyor. Ve seçim vakti geliyor. Katy her nasılsa Daemon'dan umudu kessede ben bu şekilde olmayacağını düşünüyorum. Ama bunu çok sonra okuyabileceğiz malesef.  
Umarım yazarımız bizi çok bekletmez. 
Okumak için bekletiyorsanız lütfen acele edin! Buraya yazamadığım tonlarca ayrıltı ve gizem var. Eminim sizde benim gibi heyecandan hop oturup hop kalkacaksınız. :)

Puan


Serinin diğer kitapları

1 - Obsidiyen


16 Kasım 2013 Cumartesi

Kitap Tanıtımı - Saplantı / Jennifer L. Armentrout

Arka Kapak

Luxenler ve Arumlar, Lux serisinden bağımsız da
okunabilecek Saplantıda çok daha baştan çıkarıcılar.

Ukala, zorba ve tapılası bir adam.
Korunmaya muhtaç, küfürbaz ve ateşli bir kadın.

Hunter acımasız bir katil.
Devlet için kötü adamları öldüren bir uzaylı.
Işığın çocukları Luxenleri yok etmek için doğmuş bir Arum.
Yaptığı işten de çok memnun, ta ki, bir insanı korumak zorunda bırakılana dek.
Serena, en yakın arkadaşı, senatörün oğlunun doğaüstü bir varlık olduğunu söylediğinde,ona inanmamıştı. Kim inanır ki?
Ne yazık ki sonrasında korkunç bir olaya şahit oldu.

Hunter ve Serena, ateş ve barut gibi Bir arada olmaları çok tehlikeli

Sonunda Hunter yapmaması gerekeni yapıyor.
Hem de defalarca.

__________________________________________

Jennifer L. Armentrout 'ın Lux serisinden bağımsız ve Arumlarla ilgili olan kitabı Saplantı Dex Plus'tan çıkıyor! 
Jennifer olurda okumazmıyız? Birde Luxenlar ve Arumlarla ilgili olanları? :) 
Saplantı 20 Kasım için Ön Siparişte!

8 Kasım 2013 Cuma

Ve Sonunda Köken(!) Kitap Alışverişim

Evet efendim yanlış okumadınız. Köken bugün elime ulaştı! Ve deli gibi bir heyecanla karguyu karşıladım. :D 
Yavaş yavaş ve sindire sindire okumaya çalışıyorum. Hemen bitmesin :(




Ev arkadaşım ne kadar dalga geçerse geçsin bu gece Kökenle uyuyacağım! :D


Ekim Ayında Okuduklarım


Kitap okuma açısından çok verimsiz bir ayın sonuna geldim. Ve sadece 3 kitap okumuşum. Çok utanıyorum...:(
Bayram tatili, Bursa yolculuğu derken hiç bir şey planladığım gibi olmadı maalesef. 
Okuduklarımı biraz ele alıcak olursam;


Bakire - Nancy Pickard

Bu ayki favori kitabım. Gerçekten beni mutlu eden bir kitaptı. Okumam bayağı zaman alsada tadı hiç eksilmedi.
Detaylı yorumum için tık.


_________________________________


Vurgun - Lauren Kate

Düşüş serisin son kitabınıda bitirdim sonunda. Diğer kitaplara göre daha hızlı okuduğum bir kitaptı. Her ne kadar olumlu yorumlar almayan bir son olmasada benim için yeterliydi.

Detaylı yorumum için tık.

______________________________


Tatlı Bela - Jamie McGuire

Evet bu ay en son Tatlı Belayı okudum. Beklentilerimi karşılamayan bir kitap oldu benim için. Tam bir hayal kırıklığıydı malesef. 

Detaylı yorumum için tık.

Kitap Yorumu - Tatlı Bela / Jamie McGuire


Tanıtım

Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat hayatını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor.

İyi kız ve kötü çocuk Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Tatlı Bela sadece bir bestseller değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.

Yorumum

Not: Ağır bir eleştiri, kızgınlık içerir.

Tatlı Bela hepimizin mutlaka okumasa bile hakkında bir şeyler duyduğu, olumlu bir çok yorum almış bir kitap bildiğiniz gibi. Ama ben o ölüp bitenler arasında değilim malesef. Yorumumun başında bunları belirteyimki hayal kırıklığına uğramayın. Evet sanırım farketmişsinizdir. Ben kitabı pek beğenmedim. Evet size kendini okutacak yönleri vardı. Ama ben yinede çok klişe buldum. Konu itibari ile hiç bir şey yoktu sanki. Bilmiyorum ben yeterli bulmadım. Belkide kitabı geç okuduğum için bir çok olumlu yorumdan sonra beklentim çok büyüktü o yüzden hayal kırıklığına uğradım. 

Öncelikle karakterleri hiç ama hiç sevmedim. Gerçekten hiç birini sevmedim. Belki Travis bir tık diğerlerinden önde ama yinede yok sıfır. Öncelikle kitaptaki kızların hepsi sinir bozucuydu. Herşeyin en iyisini ben bilirim havasındaydılar. Abby ve America'dan bahsediyorum. O egoları yokmu beni uyuz etti. Kızlar ne kadar burnu büyükse erkeklerde o kadar kılıbıktı. Başlarda Travis'i çok sevmiştim ama Abby'ye olan anlamsız takıntısı beni uyuz etti.

Konu olarak hiç bir şey yoktu. Bizim diğer kitaplarda okuduğumuz ana kurgunun gidişatının yanında olan aşk sahneleri birleştirilmiş bu kitap yapılmış gibiydi. Beni heycanlandırması gereken ama birazcık bile heycanlandırmayan ufak olaylar dışında bomboştu. Hiç Fanfic okudunuzmu bilmiyorum. Ben çok okurdum ve bir ara yazmıştım. Tıpkı o fanficler gibi sadece kız ve erkeğin etrafında dönen bir dünya vardı. Acemiceydi...

Şöyle dönüp okuyorumda çok ağır eleştirmişim. Ama gerçekten çok büyük şeyler beklemiştim kitaptan. Özellikle kitabın arkasını okuduğumda... ''İyi kız ve kötü çocuk...'' Bu kızın neresi iyi acaba? Kumar becerilerinin  duyulmadığı yer kalmamış.  ''Alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen'' bunu okuduğumda özellikle ne çok gülmüştüm. Abby'nin sarhoş olduğu sahnelerin haddi hesabı yok. Neyse daha fazla kötülemek istemiyorum. Kitapta tek beğendiğim yer kitabın sonuydu. Şaşırdım diyemiycem çünkü böyle olacağını tahmin ediyordum ama güzeldi. Neyse tavsiye konusuna gelecek olursam benden tavsiye alamayın çünkü benim dışımda herkes beğenmiş bu kitabı. Sorun bendedir belki bilmiyorum. Merak ediyorsanız okuyun. İkinci kitabı almayı düşünmüyorum. Bu kitap bana fazlasıyla yetti.

Puan: 


Bu arada hala çekilişime katılmadıysanız buradan buyrunuz...

28 Ekim 2013 Pazartesi

ÜKG'den Kitabım geldi!



Ütopik Kızların Günlüğü Blog Turlarının 1. yıl çekilişinde ben de şansımı denemiştim. Hediye edilecek 50 güzel kitap ve katılan bir çok kitap sever vardı. Kazanan şanslı kişilerden biride bendim. Ve kitabım bugün elime ulaştı.

Yabancı Yayınlarından Neredesin Bernadette kitaplığıma güzelce yerleşti. :) 

ÜKG kızlarına çok teşekkürler!


Devam eden çekilişime göz atmak istermisiniz? Tık tık.


Kitap Yorumu - Bakire / Nancy Pickard


Tanıtım

Small Plains Bakiresi kimdi ve nasıl öldü?

Acımasız bir cinayetle değişen hayatlar
Küçük bir kasabadaki sahipsiz bir mezar

On yedi yıldır saklanan korkunç gerçeği öğrenmeye hazır mısınız?


Kansasın kırsal kesimindeki küçük bir kasabanın halkı, genç bir kızın adsız mezarını Small Plains Bakiresi olarak kabul etmiştir on yedi yıl boyunca. Bazı kişilere göre mucizelere ve açıklanamaz iyileşmelere sebep olan bu mezarla ilgili söylentiler de zaman içinde dilden dile yayılmıştır.
Ama karla kaplı arazide bulunan, buz tutmuş çıplak cesede gerçekte ne olmuştur? Ve neden genç Mitch, cesedin bulunmasından bir gün sonra, arkasında çılgına dönmüş sevgilisi Abbyyi ve en iyi arkadaşı Rexi bırakarak kasabadan apar topar ayrılmıştır?
Bu şekilde kasabadan ayrılan Mitch, yıllar sonra Small Plainse geri döndüğünde, unutulmuş sırları ve gerilimi tekrar alevlendirecektir. Mitche karşı hâlâ bir şeyler hissetmekte olan Abby ise onun gidişinin arkasındaki gerçeği açığa çıkarmakta kararlıdır. Şimdi, üç eski dost kendilerinin ve küçük kasabalarının kaderini değiştiren o gecenin getirdiği sonuçlara katlanmak zorundadır.

____________________________________________

Yorumum

Bakire gerilim, polisiye türünde birazda romantizimle harmanlanmış hoş bir kitaptı. Her şey küçük bir kasabada soğuk bir gecede kan içinde donmuş olarak bir kızın bulunmasıyla başlıyor. Kızın cesedine kimsenin sahip çıkmıyor ve isimsiz bir şekilde gömülüyor. Ve kasabadakilerin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmuyor...

Bakire kurgusuyla, işlenişiyle ve özellikle sonuyla beni son derece mutlu eden bir kitaptı. Her ne kadar ben 2 haftada bitirmiş olsamda bu kitap kaynaklı bir şey değildi. Araya bayram girdiği için kitap elimde kaldı. Buna rağmen kitap çok sürükleyiciydi. Özellikle günümüzde geçenleri anlatıp ara sıra 17 yıl öncesine gitmesi benim çok hoşuma gitti. Böyle olduğu için çok daha fazla merak uyandırdı. Okurken o kadar kendinizi kaptırıyorsunzki olaylar su gibi  olup bitiyor. Özellikle kitabın sonuna geldiğinizde ne oldu az önce öyle diyorsunuz. :)
Benim hoşuma giden bir diğer şey ise,  kitapta geçen hemen hemen herkesin gözünden anlatılan birkaç bölüm olmasıydı. Böylelikle olaya bir çok açıdan bakmış oluyorsunuz. Herkesin neler hissettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Tek bir ana karakter odaklı olmaması kitabı daha bir mükemmel yapmış.
Kitap sonlarına kadar sakin geçiyor. Neden hala bir şey olmuyor kitap bitmek üzere dediğiniz anda herşey çözülüyor.
Yazar size kitabın başında bu işte parmağı olanları gösteriyor, ve neler olduğunu çözün bakalım diyor. Bazı olayları her ne kadar tahmin edebiliyor olsanız da bunların ortaya çıkışı hiç te umduğunuz gibi olmuyor. Kim ve neden sorusuna aldığınız cevaplar hiç bir zaman uyumlu olmuyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki yanlış soruyu yanlış kişiye sormuşsunuz. :)

Son olarak kesinlikle tavsiye ettiğimi söylemek istiyorum. Hala okumadıysanız daha fazla beklemeyin bence. :)

Puan





25 Ekim 2013 Cuma

Bu Aralar Ne İzlemekteyim?

Bu aralar kendimi dizilere kaptırmış durumdayım. Önceden çok fazla dizi izlemezdim. Blog dünyasına atıldıktan sonra yorumları övgüleri görünce insan hevesleniyor. :) 
İşte bu aralar sardığım diziler...

2 Broke Girls

Bu dizi yine Bloggerda keşfetiklerimden. Tam olarak kim olduğunu hatırlamıyorum takip ettiğim bir blogta görüp izlemeye başlamıştım. Zaten dizi su gibi geçiyor. Şu an 3. Sezon 6. bölümdeyim. Yeni bölümlerini iple çekiyorum. Biraz argodan rahatsız olmuyorsanız izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. :)


Witches of East End

İşte bu dizi yeni favorim! Cadı kitaplarından sonra cadı dizilerininde tadına bakayım diye başladığım dizi... Zaten daha yeni başlayan bir dizi ama bende inanılmaz bir heyecan uyandırdı. Umarım hep böyle mükemmel devam eder. :) İlk sezonun 3. bölümü var şuan. Devamı için çıldırabileceğiniz bir dizi daha size... :)


Monstar

Hep izlemekte olduğum bir Kore Dizisi oluyor mutlaka. Diğer diziler gibi sarmasa da izlemek hoşuma gidiyor. Monstar 12 bölümlük bir dizi. Şuan 6. bölümdeyim. Yavaş yavaş ilerliyorum bakalım ne zaman bitiririm. :) Gençlik dizilerini seviyorsanız göz atabilirsiniz...

The Vampire Diaries

İlk başladığım dizilerden biri. Vampir Günlükleri'ni izlemeyen yoktur herhalde aramızda. Başlarda çok hızlı ilerlemiş olmama rağmen şuan tam bir salyangoz modundayım. Diğer dizilere olan merakımdan mıdır bilmem azar azar izliyorum. İzleyince heyecanlanıyorum ama sonra geçiyor devamı gelmiyor. Garip bir moddayım. Diziyi çok seviyorum ama bu ara arka planda kaldı benim için. 3. Sezondayım henüz. Azar azar izliyorum bakalım... :)


One Piece

Ve anime olarak One Piece izliyorum şu sıralar. Şu sıralar pek uygun bir kelime olmadı. Şu sıralar değil her daim One Piece izliyorum. Malum güncel bekleme eziyetindeyim. En son 617 yayınlandı. Bir yandan beklerken bir yandan baştan izliyorum. One Piece aşktır! :)



Bu aralar izlediklerim böyle. Başlamak istediğim bir kaç dizi var ama bekletiyorum. Her şeyi sırayla yapmaya özen gösteririm genelde ama dizi işleri biraz karışık. Ne yapalım heyecan işte. :)

Hepinize kocaman öpücükler. :)


İlk Çekilişime Buyurmaz mısınız? [Kapandı]

Uzun zamandır bir çekiliş yapmayı planlıyordum. Geçen gün baktım ki blogumu açalı 9 ay olmuş. Neden bekliyorumki daha fazla değil mi? Pekala o halde çekilişimiz başlasın! :)

İşte hediyelerim...


Dublin Caddesi - Samantha Young
Ara Dünya - Michael Reaves, Neil Gaiman
Ters Yüz - Lauren Dane
Gül Ve Avcı - Asude

Çekilişe Katılmak için Yapmanız Gerekenler

 Katılmak için öncelikle blog takipçim olmanız gerekiyor. Bir de çekilişimi blogunuzda duyurmanızı istiyorum.
(Çekiliş için açılmış olan blogların katılımı kabul edilmeyecektir.)

Ve bunlardan sonra bu gönderimin altına blogumu takip bilgilerinizi, duyuru linkinizi ve size ulaşabilmem için mail adresinizi bırakmayı unutmayın.


Kitaplar çekiliş için alınmıştır, temiz ve daha önce okunmamışlardır.
Katılım sadece yurtiçinde geçerlidir. Gönderim ücreti bana aittir.

Çekiliş 30.11.2013'te sonlanacaktır.

Herkese bol şans!


Bayramın Ardından...

Efendim, güzel bir bayramı daha geride bıraktık. Umarım hepiniz güzel bir hafta geçirmişsinizdir. Benim için gayet iyiydi her şey.
Arefe günü berbat bir nöbetten sonra bayramın ilk gününü uyuyarak geçirdim. Gurbet gerçekten zor anacım... =(

İkinci günü güzel Bursama gitmek için yola çıktım. Yolculukları çok severim. 11 saat yol yorucuydu ama sonuçları çok güzeldi. :) Ailemi, şehrimi çok özlemişim...
E peki ne yaptım 5 gün boyunca Bursada? İşlerimi hallettim, gezdim, özlediğim tüm kitapçıları ve kırtasiye dükkanlarını alt üst ettim. :D 
Aldığım kitapları göstermek istiyorum şimdi size...
Aslında çok daha fazla kitapla çıkabilirdim ama okunacak o kadar fazla kitabım vardı ki evde...


- Mart Menekşeleri şu an ev arkadaşımla nöbette. O yüzden bu mutlu karede yok. :(  -

Zor olsada kendimi frenledim. Ama aklım diğerlerinde kalmadı değil hani...
Amasya'da D&R olmadığı için aylardır kendimi D&R'a gitmek için hazırlamıştım. İlk işim oraya gitmek oldu ama açıkçası biraz hayal kırıklığına uğradım. Önceden hep indirimde kelepirleri olurdu D&R'ın yoksa benmi öyle hatırlıyorum? Hiç bir indirim yoktu açıkcası. Hatta 3 farklı yere gittim her yer aynıydı. Bende sonunda umudu kestim. Elim boş çıkmak istemediğim için Ejderin Aşkı'nı aldım. 
D&R'dan umudu kesince kendimi BKM'ye attım. Bursalı olanlar muhakkak bilir BKM'yi. BKM candır. :)
Hemen hemen her yayınevinden indirimli kitaplar vardı. Çok kararsız kaldım kitaplarımı seçerken. Kıvılcım, Mart Menekşeleri ve Yedi Gün Yedi Gece'yi oradan aldım. Çok ta uygundu bence fiyatlar. :)



  


Bunlarda aldığım diğer şeyler. Özellikle telefon kılıflarımı çok sevdim. Diğer cici şeylerimin çoğu ayraç yapmak için.Keşke bavulum daha büyük olsaymış. :)

Evet işte böyle güzel bir bayram geçirdim. Tabi her gün dışarıda olduğum için pek kitap okuduğum söylenemez. Hala Bakireyi okumaya çalışıyorum. Bir giderken otobüste bir de gelirken otobüste okudum sadece. Evet çok kötüyüm biliyorum. Ama açıkcası akşamları babamla oturmayı tercih ettim. Özlemişim gerçekten. :(


Neyse anacım böyle gitti bitti işte. hepinize mutlu mutlu günler. :)

11 Ekim 2013 Cuma

Kitap Tanıtımı - Karanlığın Ateşi / Elle Jasper


Kara Mürekkep Güncelerinin 3. kitabı Olimpos Yayınlarından çıktı.
Yayınevi diğer 2 kitapta da olduğu gibi orjinal kapağı kullanmış. Serinin kapakları zaten çok hoş.
Serinin 5. kitabı yurtdışında yeni çıktı. Olimpos yayınları 4. kitabı ne zaman çıkarır bilemem. Umarım okurlarını çok bekletmez. :)

Sayfa Sayısı: 312
Çeviren: Ayça Sağlam


Arka Kapak

BİR KEZ ISIRILDI İKİ KEZ UTANGAÇ


Dövme sanatçısı Riley Poenun başı belada! Güçlü bir vampirin ısırığının ardından hayatta kaldıktan sonra, hayal bile edemeyeceği bir biçimde değişmeye başlıyor. Savannahtaki yeni bir vampir saldırısının ardından, Inksomnia dövme salonundaki normal yaşamının ardına artık saklanamıyor. Ve akıl sağlığından şüphe duymaya ve onlarla bir ilgisi olduğundan şüphelenmeye başlıyor.

Vampir sevgilisi Eli Dupre, ondaki değişikliği görür. Rileye eğer tam dönüşüm yaşamak istemiyorsa, ona saldıran vampir tarikatının reisiyle tanışmaları gerektiğini söyler.

Vampir tarikatının Romanyadaki şatosunda, Riley en kötü korkularıyla ve onu yok edecek karanlık güçleriyle yüzleşir. Ve yapmamaya kararlı olduğu tek şeyi yapması gerekmektedir, Elia güvenmek.

Seri Kitapları



    

Kara Mürekkep Günceleri 1 - Cehennem Taşı
 Kara Mürekkep Günceleri 2 - Kana Susamış
 Kara Mürekkep Günceleri  3 - Karanlığın Ateşi 

9 Ekim 2013 Çarşamba

Kitap Yorumu - Vurgun / Lauren Kate



Arka Kapak

Gökyüzü Kanatlarla Kararıyor...
Ve Luce ile Daniel için zaman dolmak üzere...
Luciferın geçmişi silmesine engel olmak adına Düşüşün başladığı yeri bulmak zorundalar. Yalnızca Luce laneti bozabilir, bu yüzden onun seçimi herkesin kaderini belirleyecek.
Peki ya Luce ve aşk uğruna var olan destansı mücadeleyi kim kazanacak?
Dünya çapında fenomen haline gelen düşüş serisinin şaşırtıcı sonuna hazır olun!

Yorumum

Düşüş serisinin son kitabınıda okumuş bulunmaktaydım. Tüm seri boyunca sinirlenmiş, kızmış hatta bazen yazara küfretmiş olsamda bitirmiş olmanın hüznü var içimde. Seriyi çok sevdiğim söylenemez ama yinede bende ayrı bir yeri var. :)

Diğer kitaplara yaptığım yorumları okuduysanız farketmişsinizdir. Her kitabı ayrı ayrı yerden yere vurup sonra hiç ara vermeden diğer kitaba geçiyordum. Bu birazda elimdeyken seri bitsin kurtulayım düşüncesiydi belki bilmiyorum. Ama her kitapta sinirlensemde diğer kitaba merakla başladım. Tabiki bu kitapta da öyle oldu.
Vurgun seri içinde en hızlı okuduğum kitap oldu. Diğer kitapların her biri ayrı ayrı elimde sürünme rekorları kırıyordu. Vurgun beni şaşırtarak 3 günde bitti. :)
Diğer kitaplardan dahamı iyiydi? Belki bir tık öndeydi ama öyle mükemmel değildi. Yine bir çok şeye kızdım, sinirlendim. Ama diğer kitaplardan farkı daha çok heyecan barındırıyordu sanki. Sonunu çok merak ettiğim için bana da öyle gelmiş olabilir tabi, bunu spoiler bölümüdne tartışacağım. :D

Yazımın bundan sonrası seri hakkında spoiler içerir.

___________________________________________

Bir önceki kitap Tutku Lucifer'ın geçmişi silmek için Düşüş'ü başa sarması ile bitmişti. Ve kitabımız böyle başıyor. Luce ile Daniel'ın Düşüş'ü durdurabilmek için sadece 9 günü var. Tabi bir de bozmak zorunda oldukları lanet var...

Luce, Daniel ve diğer melekler Düşüş'ün yerini belirlemek için Kutsal emanetleri bulmak zorunda. Ve onları engellemek için peşlerinde Terazi ler ve Kadimler var. 
Bu Teraziler kitapta aklımı karıştıran bir ton şeyden sadece biri. Aslında adaletin temsilcileri olmaları gereken bu yaratıklar beni sinir etti. Ve onları engellemek için hiç bir mantıklı açıklamaları yok. 

Bir diğer sinirlendiğim konu ise Lucinda'nın melek olması. İlk kitaptan beri çevresindeki herkesin kızdan sakladığı şey buymuş. İnanamıyorum nasılda tahmin edemem? Dermişim... 
Bu kadar bariz bir şeyi Lucinda'nın anlamaması ayrı bir sinir bozucuydu zaten. Kız süper kadın gibi her şeye yetişiyor. Her şeyi çözüyor. Koca bir melek ordusundan daha zeki ama daha kendisinin melek olduğunu anlamıyor. Neyse sakinim. :)

Bunların arasında birde Cam var... Yazar böyle bir çocuğu harcadıya hiç bir şey diyemiyorum. Hele o Luce ile vedalaşması yokmuydu. Öl sen Luce dedim. 
Kitap genel olarak diğerlerine göre daha heycanlı ilerledi. Bu kadar hızlı ilerleyeceğini düşünmemiştim. Gerçekten şaşırdım. Ama son bölümlerde yazar biraz saçmalamış.  Rahatsız olduğum konu kitabın sonunda olan olaylar değildi. Bu olayların aktarılış biçimiydi.  Tanrının vücut bulması, Luce ve Daniel ile atışması falan sinir bozucuydu. Bunu başka bir şekilde iletseymiş keşke yazarımız. Ama bunun dışında final beni tatmin etti. Okuduğum bir çok yorumda sonunun bu şekilde olması pek olumlu karşılanmamış ama bence iyiydi. Çok fazla bir şey beklemediğim için beni üzmedi. 

Çok fazla uzatıp içimdeki tüm kini buraya dökmek istemiyorum. 
Genel olarak konu itibari ile kötü sayılmayacak bir seriydi. Belki daha heyecanlı ve mantıklı şekilde kurgulanabilirdi. Her neyse bu benim fikrim tabiki sevenininde yatsınamayacak kadar çok olduğunu biliyorum. Ağır şekilde eleştirdiysem mazur görün. Benimde yazmış olduğum onlarca seri yok sonuçta. :)

Puan



Serinin Diğer Kitapları

Düşüş (1)
Tutku (3)
Vurgun (4)